1 Nisan 2025 Salı

Masalda Yaşa Takılanlar

Kıllı elleri ile kapıdan çıktı. Çıktığı kapının üzerinde Altın varaklı harflerle “Masal Bakanlığı Orman Şubesi” yazıyordu. Kurt cebini yeni aldığı sigarayı bulmak için karıştırdı. Hemen buldu paketi, çıkardı. Ancak çakmağı bulamadı. Sigarayı patisinin parmakları arasında gezdirirken yanından geçen Kibritçi Kızdan ateş istedi. Kibritçi Kız satmak için aldığı kibritlerin içinden bir kibrit çıkarıp yaktı. Kurt sigarasını yakarken kızın kibriti sepete hızlıca attığını gördü. “Bunların içinde vasati 100 çöp olmuyor muydu,” dedi. Kız şaşkın bir şekilde "Vasati nedir?" dedi. Kurt anlatmak istemedi. Sigarasından bir nefes çekti. Kibritçi kız ondan uzaklaşırken şakayla “Umutların ne kadar büyük!” dedi. Kurt ise kendi içinden “daha çok umutsuzluğa düşmek için,” dedi.
Uzunca bir yol üzerinde yürürken ormanın yeşilliğinin görünmesini bekledi. O yaşlı bir kurttu ve meslekte 35. Yılıydı. Emekliliğini de tıpkı ormanın yeşilliğini beklediği gibi bekleyip durdu. Masalda yaşa takılanlardandı o da. Her türlü eyleme rağmen istediğini alamamıştı. Yorulmuştu artık, büyükanne kılığına girmek istemediği oluyor, aynı repliklerle masalı bitirmek istemiyordu. Bir seferinde ona soru soran kırmızı başlıklı kıza “Sen neden kırmızı giyiniyorsun, bu renk seni boğmuş,” demek istedi ancak diyemedi. O sonuçta bir kurttu Show must go on ve bu cümlesi masalın akışına hizmet etmiyordu. Ormanı gördüğüne sevindi birçok uzvu büyük kurt. Yavaşça buluşma alanına gidecek ve kırmızı başlıklı kıza nereye gittiğini soracaktı. Ahh keşke, seni alakadar etmez, sen kurt musun mahalle muhtarı mı? Deseydi. Ancak bu da masala hizmet etmezdi. Kurt dalda duran karga ile selamlaştı. Ağzında peynir duran karga “Oo naber abi,” dediğinde ağzındaki peynir düştü. Kurt sakin bir şekilde peyniri alıp karganın ağzına uzattı. Karga peyniri almadan önce “alışkanlık abi seni bazen tilkiye benzetiyorum, biliyor musun?” dedi. Kurt ise sakin bir şekilde “o daha küçük benden ,” dedi. Karga ağzında peynir, sevdiği şarkıyı mırıldanırken kurt ağaçları geçip yavaşça kırmızı başlıklı kız ile buluşacağı yere doğru gitti. Çalının arkasına geçmeden bir sigara içeceğini düşündü ancak ateşi yoktu. Tam bunun düşünürken yerde bir mektup buldu. Mektubun üzerinde kocaman harflerle “KURT” yazıyordu. Zarfı sakince açıp katlı olan kağıdı çıkardı. Kağıdı düzelttiğinde üzerinde “Bugün eve gitmeyeceğim. Sana yemek hazırladım, ısıtıp yersin. Biz Sindirella ile pazara gideceğiz. Seni seviyorum.” Yazıyordu. Kağıdın altında ise “Kalbin niye bu kadar büyük,” sorusu yazılmış ve emoji olarak gülücük ifadesi çizilmişti. Kurt gülümseyerek “Seni özlemek için,” diye mırıldandı.

Kocaman'dı!

    -Bunu söyleyemem ben ağbicim. Şey işte…Görünüyordu. Karşımda, elindeki izmariti izmarit işkence merkezi olan kül tablasında ezip büz...