Japon yapıştırıcı ile yaptığım "Ulan yapışıyor mu acaba?" adlı deneyim ağır yapışma ile sonuçlanmıştı. İşaret ve başparmağımın uçlarını birbirine yapıştırmış ve çocuk gücümle ayıramadığım için bu şekilde gezmiştim. Bunun için birkaç kişiden de dayak yemiştim. Çünkü; kimse görmesin diye cebimde sakladığım elimi görenler, "Cebindeki ney lan," diye soruyor ben de onlara gösteriyordum. Tabi bu hareketin o zamanlar sokak jargonu ile karşındakine "Gaysin!" hareketi olduğunu bilmiyordum.
Gün boyu milletin "Böyle salaklık olur mu, insan kendini japon yapıştırıcısı ile yapıştırır mı?" diye beni dövdüklerini düşünüp deney kazası olan halka şeklindeki elimi cebime koyarak ağladım. Yoldan gelip geçenler neden ağladığımı sorduğumda onlara da hareketi göstermiş, oldukça azar yemiş; birkaç akrabanın da kulağımı çekmesine engel olamamıştım. En sonunda beni sokakta gören ve endişeli bir şekilde yanıma gelen amcama da durumu anlattım, sonra da ekledim "Bak japonla yapıştırdım diye dövme ha !"
Bakın, eğer "Dövmeyeceğim," kelimesini söyleyen birisi varsa kelimeye değil kişinin ses tonuna odaklanmalısınız. Cahildim, amcamın sesine kandım. Ona durumu göstermek için elimi cebimden çıkarırken birden parmaklarım ayrıldı...Evet, ayrıldı. Artık özgürdüm, deneyim kazayla sonuçlansa da artık yeni deneyler için yoluma devam edebilir; "Meyveli şampuanın içine meyve koyuyorlar!" önermesi için şampuan tadımlarına başlayabilirdim.
Parmaklarımı ayrık bir şekilde cebimden çıkarıp ona göstermem ve ağlamadan gülmeye geçiş halimden dolayı amcam onunla dalga geçtiğimi sandı. Ondan da bir güzel dayağımı yiyip eve doğru kimseyle konuşmadan yol aldım.
Bayıldım.
YanıtlaSil