23 Haziran 2024 Pazar

Arınma Kampı


-Kaç gün bitti.
-Abi bence sen bu arınma kampını beceremiyorsun.
  Emin, kimsenin göremeyeceği bir şekilde çalılıkların içinde ona verdiğim sigaranın son nefesini çekti ve izmariti ayağının altında söndürdü. Karanlığın içinde gözleri bir yer aradı, bulamadıktan sonra gökyüzündeki yıldızlara baktı. Boynu yukarı bakmaktan ağrıyınca çalılıkların ilerisinde üzerinde “Şenola Arındırma Tesisleri” yazan tabelaya baktı.
- Sen hiç izci kampına gittin mi?
- Yok abi. Nerden çıktı bu?
- Ne bileyim. Önceden çok özenirdim. Yani, çocukken. Hani vardı ya Hababam Sınıfı'nda.
  Yanımızdaki hışırtıya kulak kesildik. Kamil’i görünce rahatladık sonra. Kamil Şenola Arınma Kampı'nın muhasebe müdürüydü. Müdür dediğime bakmayın; tek muhasebeci o. Zaten bir kampa neden muhasebeci koyulur hiç anlamamıştık. O da bizim gibi anlamayanlardandı. Tiryakilikle mücadele vaat eden kampta haliyle sigara içmek yasak olunca çalılıkların arasında o da bizimle tüttürüyordu. Sigaraların teminini de o yapıyordu en kaçak şekilde. En yakın büfe bilmem kaç kilometre ötedeydi ve bir dal sigaraya bir paket parası ödeyecek olanların bulunduğu bir kampta iyi yere dükkan açmıştı. Herkes bilmesine rağmen sesini çıkaramıyordu. Çünkü bu kampta bir sigara için adam yaralayacak da çoktu. 
Bizi gördüğüne oldukça memnun bir halde sigarasını yaktı, dumanı üfledi suratımıza. Aklınca bizi sigara almaya teşvik ediyordu. Ancak almıştık hevesimizi. Oralı olmadık bu dumana karşı. Ufak bir kafa ile selamlaşmadan sonra Emin tabelaya bakmaya devam etti.
- Ne kadar verdin sen bu kampa
- Valla abi şirket hediye etti. Çalışanların sağlıklarına daha dikkat etmeleri için.
- Sigara molasına çıkmasınlar diye demiyorlar da.
Muhabbete Kamil de katıldı
- Bize burada sigara molası bile verdirmiyorlar
- Niye versinler Kamil? Burası bağımlılıkla mücadele kampı lan!
Kamil’in “haklısın,” manasında başını sallayışını yıldızların altında izledik ikimiz de. Bir hışırtı daha duyulunca üçümüz de o tarafa baktık. Gelen güvenlik görevlisiydi. Adam, ismini yüz defa söylemesine rağmen hepimiz ona "güvenlik" diyorduk. Üstelik hiç güvenilir olmamasına rağmen. O da sigaraya çıkmıştı. Daha doğrusu sigara için çalılıklara girmişti. Güvenlik, alkol bağımlılığı için geldiği kampta kredi kartı yetersiz çıkınca parayı ödemek için güvenlik olmuş, kendisinden memnun kalmamalarına rağmen günlük votka parasına onunla anlaşmışlardı. Cebinden matarasını çıkarıp büyükçe bir yudum aldı. Gözlerinin kırmızılığını görmek için yıldızlara hiç gerek yoktu. Herkesi selamlayıp toprağa oturdu. Hiçbir şey konuşmadan Emin abi gibi o da tabelaya baktı. Onlar bakınca Kamil de bakındı. Üçü birden bakınca ben de bakınıverdim. İşletmenin katılımcısı Şerif Bey çalılığa doğru geliyordu. Bu durumdan dolayı hepimiz hareketlendik ve çil yavrusu gibi dağıldık. Bu kaçışımız Şerif Bey in bizi yakalama ihtimalinden dolayı değil. Şerif Bey in seks bağımlılığı var ve çalılara tek başına geliyordu. Çalı kurallardan kaçış yeriydi ve biz de Şerif Bey’in burada kurallardan kaçmasını istemezdik.

1 yorum:

Kocaman'dı!

    -Bunu söyleyemem ben ağbicim. Şey işte…Görünüyordu. Karşımda, elindeki izmariti izmarit işkence merkezi olan kül tablasında ezip büz...