16 Ağustos 2024 Cuma

BİRA

-İnsan bir karanlık gecede sorar mı kendine bütün soruları?
-Neden sormasın ki! İnsan soru sormak ve cevap vermek için doğmuş.
Adamlarla otururken birden sordu bunu Ekrem. Bazen içince kafası güzel olmazdı. Sessizleşir ve soru sorar halde bulurdunuz gözlerini. Genelde arkadaşları böyle sorularına cevap vermezdi ama Bugün sorduğu soruya cevap vermişti biri, birasından kocaman bir yudum alarak. Adamı tanımıyordu masadaki beş kişi; Kimdi, neydi, kimse bilmiyordu. Hepsi cevap verince fark etti onu. Öylesine fark edilecek bir adam da değildi o; kısa boylu tıknaz ve sucuk gibi parmakları olan bir adamdı. Parmaklarının sucuk oluşunu Arjantin bardağın kenarındaki bulaşık lekesini kazımasıyla anladı herkes. Tanınmaz adam birayı dikti kafasına, garsona bir bayrak gibi bardağı salladı. Garsondan tok bir : “ Hemen abi, ” duyuldu. Adam, o cümleden sonra hiç konuşmamaya yemin etmiş gibiydi. Sigarasını yakarken masadakilere mim şeklinde çakmak hareketi yaptı, anlayan birisi sigarasını yaktı alelacele. Kafasını salladı "eyvallah" manasında. Sigarasından derin bir nefes çekti. Masadakilerden biri "kim bu," dedi sessizce yanındakine. Ancak cevap alamadı. Adam öksürdü. Bu öksürüş “Kurcalamayın beni, ” manasına geliyordu.  Ekrem söz almak istedi, ancak alamadı. O kadar çok içmişti ki kapatmıştı zihnini. Alkol denen şey kanının kendisinden fazla akıyordu damarlarında. Kendini toparladı ve sordu ağzından gelen bir hırıltı ile
-Kimsin sen? dedi
Adam oralı olmadı. Garsonun getirdiği biranın köpüğünü emdi önce sonra da dudaklarında kalan köpüğü. Masadaki beş kişinin meraklı bakışlarının arasında “ölüm,” dedi; “ben ölümüm ve size geldim.” Bahçedeki masada oturan bu beş kişi bu cevap karşısında kahkahalarla gülmeye başladı. İçlerinden biri bu gülmeyi o kadar abarttı ki yerlere yatarken bira taşıyan garsona çarptı dikkatsizce. Ellerindeki birayı dökmemek için ve düşmemek İçin dengesini korumaya çalışan garson kenardaki merdivene çarptı. Merdivene çarpınca bahçenin üstündeki tabelayı yerleştirmeye çalışan işçi kendi canını düşünerek kenara tutunup bıraktı elindeki bar tabelasını. Tabela bahçedeki kahkahalar atan arkadaşların üzerine düştüğünde bir tek sucuk parmaklı adam yaralanmamıştı. Sakin bir şekilde birasını bitirip sessiz bir şekilde oradan ayrıldığında beş arkadaş çoktan bira kokan son nefeslerini vermişlerdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kocaman'dı!

    -Bunu söyleyemem ben ağbicim. Şey işte…Görünüyordu. Karşımda, elindeki izmariti izmarit işkence merkezi olan kül tablasında ezip büz...